Bir İngiliz okulunda üç Çinli öğretmen!

Çin, OECD’nin yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PİSA’da okuma, fen bilimleri ve matematik başarısında 65 ülke arasında birinci sırada yer alıyor. Pek çok ülkenin, Çin’deki eğitim sistemini merak etmesi bundan. BBC’nin yeni belgesel serisi ‘Çocuklarımıza Yeterince Öğretiyor muyuz?’ da bu merakın ürünü. Belgesel, Çin eğitim sistemiyle, İngiltere’yi kıyaslıyor. Kanal bunu, üç Çinli öğretmeni bir İngiliz okulunda 4 hafta boyunca eğitim verdirerek yapıyor. Belgeselin ikinci bölümü bu akşam (13 Ağustos’ta) BBC 2’de yayımlanacak.“Disiplin olmadan iyi öğrenemezsin” Çin’de okullar 12 saat süren bir maraton gibi. 7’de başlıyor, saat 11.30’da öğle yemeği yeniyor ve öğleden sonra bir öğün için daha ara veriliyor. Bu yapı İngiltere’deki okulda da uygulanıyor. Çinli öğretmenler için sınıf içi disiplin kesin bir şekilde sağlanmalı. İşte tam bu noktada sorunlar meydana gelmeye başlıyor. İngiliz öğrenciler sınıfta aralarında konuşuyor, ilgisiz davranıyor, not alma konusunda isteksizlik gösterebiliyor. Ancak her öğrencinin pür dikkat yüzlerine bakmasına alışmış Çinli öğretmenler için en ufak bir yaramazlık kabul edilemez. Birçok öğrenci, artık İngiltere’de yapılmayan bir şekilde tahtada ayakta bekletiliyor. Konuştuğu için tahtaya kaldırılan bir kız öğrenci ‘bu cezayı öğretmenin kendisini utandırmak için verdiğini, fakat kendisinin ve arkadaşlarının hiç umurunda olmadığını’ söylüyor. Çinli öğretmen ise cezayı “Disiplin olmadan iyi öğrenemezsin” diyerek savunuyor. Çin tipi eğitim PISA’da İngiltere matematik testinde 26’ncı sırada yer alıyor. Çin ise birinci. İngiltere özellikle bu testte çoğu Avrupa ülkesinin de gerisinde. Çin, matematiğe özel bir önem veriyor. Öğrencilere matematiği öğrenmelerini şart koşuyor. Çinli öğretmenin deyişiyle; “Başka şansları yok!” İngiltere’de ise öğrenciler yeteneklerine göre gruplara ayrılıyor. Matematiği herkesin öğrenme gibi bir zorunluluğu yok. Öğrenciler derslerde Çin’in aksine, soru sormaları için cesaretlendiriliyor. İngiltere’de öğrenimin bir süreç olduğu düşünülüyor. Tahtada deney yapan bir öğretmen İngiltere’de fen bilimleri derslerinde öğrencilere kendi methodlarını geliştirmeleri için izin veriliyor. Öğrenciler deneyler yapıyor. Bu noktada öğretmenler geri planda kalarak ya da çok az müdahil olarak öğrenim sürecini destekliyor. Çin’de ise fen bilimlerindeki method tamamıyla farklı. Belgeselde bu noktaya özellikle dikkat çekiliyor. Öğretmenler sık sık deney yapmıyor. Öğrenciler kendi metodlarını geliştirmeleri konusunda özgür bırakılmıyor. Her şey öğretmenin dediği gibi oluyor. Genellikle deneyler sadece öğretmen tarafından tahtada yapılıyor. Öğrenciler, İngiltere’de olduğu gibi sürecin içinde değil, dışında yer alıyor ve izlemekle yetiniyor. “Stephen Hawking de bu sınavı geçemezdi” Çin’de her düzeyde okullar beden eğitimine büyük önem veriyor. Müfredatta beden eğitimi derslerinde öğrenciler koşu gibi atletizm dallarıyla ilgileniyor. Bu derslerden alınan notlar lise ve üniversite gibi büyük sınavları da etkiliyor. Çinli öğrenciler için beden eğitimi ‘eğlence’ olarak algılanmıyor. Belgeselde öğrencilerden beden eğitimi sınavı için belirlenen süre içerisinde Çin’de olduğu gibi 1000 metreyi belli bir sürede koşmaları isteniyor. Bazı öğrenciler başarılı olurken, kimileri turu bitirmekte bile zorlanıyor. Okuldaki beden eğitimi öğretmeni İngiltere’de bu dersin Çin’de olduğu gibi rekabete dayalı ve zorlu olmadığını belirtiliyor. Koşu sınavında zorlanan öğrencilerden biri bu sınavı eleştiriyor: “Herkes bunu geçmek zorunda değil. Başarı böyle ölçülemez. Stephen Hawking de bu beden eğitimi sınavını geçemezdi. Ama o çok başarılı.” Çin’de öğrenciler sorumluluk sahibi olmak zorunda Çince dersinde de öğretmen tahtada bazı kelimeleri yüksek sesle tekrarlatırken öğrencilerin çok gürültü yaptığını ve kendisini dinlemediğini söylüyor. “Çin’de öğrencilerin para kazanıp, ailelerine destek olması için çok çalışmaya ihtiyacı var. Onun için derslere çok önem verirler. İngiltere’de öğrencilerde böyle bir yaklaşım yok. Bizim burada sınıf yönetim yeteneklerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Ancak böyle bir şeye Çin’de gerek yok. Çünkü bizde öğrenciler doğuştan böyle. Disiplin eğitimini, ailede ve toplumdan alıyorlar zaten” diyor. Trigonometri mi? O da ne? Matematik, İngiliz öğrenciler için en zorlayıcı ders oluyor. Öğretmenin anlattıklarını anlamıyor ve ilgilerini kaybediyorlar. Oysa Çin’de 15 yaşındaki öğrenciler haftada ortalama 11 saat tempolu bir matematik eğitimi alıyor. Çinli matematik öğretmeninin çok büyük bir trigonometri konusunu bir derste anlatması karşısında İngiliz öğrenciler afallıyor. Ancak kendi İngiliz hocalarının adım adım metodu sayesinde bu konuyu anlayabiliyorlar. Öğrenciler ders sonrası Çin tarzının çok fazla robotik ve ezbere dayalı olduğu konusunda eleştiriyor. “Çinli öğrencilerin hayatı sadece derslerden oluşur” Çin’de öğrenciler son dersten sonra da okulda kalarak ev ödevlerini gözetmen eğitimciler eşliğinde yapıyor. İngiltere’de ise genellikle okuldan sonra böyle bir zorunluluk yok. Belgeselde bu ekstra saatler öğrenciler tarafından oldukça yorucu bir aktivite olarak değerlendiriliyor. Çinli bir öğretmen belgeselde Çinli öğrencilerin hayata bakışını şöyle özetliyor: “Çin’de öğrencilerin hayatı sadece derslerden oluşur. Okul sonrasında da.” Belgesel serisi devam ediyor. Bakalım son bölümde Çinli öğretmenlerden ders alan öğrenciler, diğer sınıflara göre testlerde daha mı başarılı olacak?

Bir İngiliz okulunda üç Çinli öğretmen!

 İngiltere Liphook Hampshire’daki Bohunt Okulu’nda, 13-14 yaşındaki 9’uncu sınıf düzeyindeki öğrencilerin dersine 4 hafta boyunca Çinli öğretmenler girecek. Amaç, otoriter, disipline büyük önem veren, rekabetçi bir eğitim sistemine sahip Çin’in metodunun, öğrenci-merkezli İngiltere’de akademik başarıyı nasıl etkileyeceğini görmek. BBC’nin kendi oluşturduğu bu proje, bir belgesel serisi aynı zamanda. Serinin temel sorusu şu: OECD’nin yaptığı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA’da okuma, fen bilimleri ve matematik testlerinde ilk sırada yer alan Çin’in eğitim metodu gerçekten en iyisi mi?
Bunun cevabını vermek için 4 hafta boyunca İngilizce bilen, disiplinli Çinli öğretmenlerden matematik, fen bilimleri ve Çince dersi alan öğrenciler, belgesel serisinin son bölümünde genel bir sınava tabi tutulacak. Sonuçlar ise, eğitim hayatlarına normal bir şekilde devam eden aynı okuldaki öğrenciler ile karşılaştırılacak. Proje ile ulaşılacak sonuçlar henüz belli değil, çünkü henüz serinin ilki yayımlandı. İkincisi bu akşam BBC’de. Ancak Çinli öğretmenlerin ilk bölümde öğrenciler üzerindeki etkisi olumlu değil.

Güne Çin usulü egzersizle başlanıyor
Yeni öğretmenleriyle tanışan öğrenciler, onların çok disiplinli, askeri tavrını garipsiyor. Tartışmalar yaşanıyor. İlk gün İngiliz öğrenciler sabah 7’de okula geldiğinde, Çin’de eğitimde gelenekselleşmiş egzersiz hareketleri yapmak için askeri bir düzende bahçeye çıkartılıyor. Çin’in bu disiplinel yaklaşımına İngiliz öğrencilerin verdiği tepki, belgeseldeki ilk parlama noktası. Öğrenciler bunu ‘garip’ bulsa da, çok şikayetçi olmuyor. Ardından öğrenciler kalabalık bir sınıfa giriyor. Çünkü Çin’de sınıflar ortalama 50 öğrenciden oluşurken, İngiltere’de 30 öğrenciyi aşamıyor. Bu nedenle deney sınıfındaki öğrenciler 50’ye tamamlanıyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.