EYLÜL, EĞİTİM VE OKULLAR ÜZERİNE

Heyecanlı, faal, hareketli aynı zamanda (işgal girişiminden dolayı) travmalı bir yaz sezonu sonunda nihayet Eylül ayına ulaştık.

EYLÜL, EĞİTİM VE OKULLAR ÜZERİNE

 Heyecanlı, faal, hareketli aynı zamanda (işgal girişiminden dolayı) travmalı bir yaz sezonu sonunda nihayet Eylül ayına ulaştık. Tüm kesimler için “yeni sezon” olan Eylül ayı, yeni iş ve göreve başlayışlar dışında herkesin okullu olduğu, olmak zorunda olduğu bir aydır. Aynı zamanda eğitime dair yeni tartışmalar için bolca gerekçelerin olduğu bir dönemin başlangıcıdır Eylül ayı.
            Eylül, aynı zamanda edebiyat dünyasının da vazgeçilmezidir. Hüznü çağrıştırır, bir vedadır Eylül, bitişe yaklaştığını hatırlatır insana, bazen de ikinci baharların ve belki sönen aşkların yeniden diriliş umudunu taşır üzerinde…
Eylül bir de ihtilalleri hatırlatır. Üzerinde sürekli oyunların oynandığı bu ülke insanlarının zihinsel ve fiziksel olarak uğradığı müdahalenin adıdır Eylül. Lakin gelinen noktada Eylül, bu misyonunu Temmuzlara bıraktı anlaşılan… Lakin, milletçe ortaya konulan onurlu tepkiyle tarihin karanlık çöplüğüne mahkum edildi darbe ve onun heveslileri.
            Eylül çocuklarımız için okula başlayış zamanıdır. Okul hazırlıkları, kitaplar, kırtasiye malzemeleri, kılık kıyafet vs. kısaca alışverişlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. Aileler için mali külfetin en ağır yaşandığı bir dönemdir bu dönem.
            Asıl önemli olan husus çocuklarımızın eğitimidir elbette. Her dönem olduğu gibi bu dönemde de çocuklar ve aileler çocuklarının kaliteli bir eğitim alıp almadığı kaygısını dile getiriler. Eğitim problemleri temelinde insan yetiştirme işi olunca dünyanın belki de en sıkıntılı çalışma alanı özelliği taşır. Eğitim işi aynı zamanda tüm sektör ve toplum katmanlarıyla direkt teması olması nedeniyle problemleri de o denli komplekstir. Eğitimi teşkil eden çoklu ayak sisteminde, her ayağın yere sağlam basması gerekir ki problemlerçözülebilsin. Ancak, bu pekte mümkün olamamaktadır. (Örgün eğitim kurumlarında)Yirmi milyon civarı öğrenci ve bir milyona yakın personelle ülkenin geniş örgütlenmesine sahip olan bakanlığımızın onlarca çoklu değişkene bağlı problemleri sıfırlaması zaten söz konusu değil. Bazı AB ülkelerinin okulları ve başarıları gündeme gelir ve biz bu başarıları(Pisa değerlendirmeleri) sürekli tartışırız. Örneğin Finlandiya’ nın tüm nüfusu  beş milyon civarı yani bizim öğrencilerin dörtte biri. Yani, şart ve değişkenlerimiz farklı.
            Bunun yanında eğitim sistemimizin istenilen insan modelini yetiştirmediği de bilinmektedir. Aslında neyin istendiği, neyin istenmediği de çoğu kez net olamamaktadır. Eğitimli insanın standartlarını yerel ve evrensel piyasa şartları belirler. Özne olarak insanın eğitimi ile piyasa koşullarının talep ettiği standart hep çelişik olmuştur. Bu noktada, nitelikli birey ve vatandaş olma hususundaki amaç ve kazanımlar hep tartışıla gelmiştir. Eğitim sistemi adına yapılan tüm reform çalışmaları bir eksikliğin düzeltilmesi üzerine yapılmıştır ama değişim işi de kendi başına bir problem olması nedeniyle istenilen sonuçlara ulaşılamadığı da bir gerçek.
            Eğitimde yapılan reformların başarılı olabilmesi doğru planlamaya bağlıdır. Planlama yani, zamanın iyi ve etkili yönetilmesi…Eğitim planlamaları ortalama yirmi yıl ötelenerek yapılmalı. Bu, bilimsel bir tespittir. Eğitim ekonomisinde, verilen eğitimin ekonomiye geri dönüşümü yirmi dört yıl olarak belirtilmiş olup; sistemsel değişimler en azından orta vadeli sonuç alacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Aksi durum daha çok kaosa yol açmaktadır.
            Eğitim işinde inşa merkezlerimiz okulladır. Öncelikle öğretmenlerimizin ve yöneticilerimizin yeterli formasyona(mesleki=liderlik, duyarlık, iletişim, yöntem teknik) sahip olmalarının yanında heyecanlı, moral ve motivasyonlarının da yerinde olması gerekir. Üst yönetim almış olduğu reform niteliğindeki doğru kararlarda bile gerekli açıklama, bilgilendirme yapmadığı takdirde sisteme dair serzenişler artarak devam eder ve motivasyon sürekli olarak düşme eğilimi gösterir. Değişimi yönetmekte yönetimin görevidir.
            Bu tür problemlerin eğitim için mutlaka çözüme kavuşması gerekir. Eğitim işi formal ve kalıpları olan bir alan değil. Sistemin bir ayağı zayıflarsa sonuç almak zorlaşır. Hedefe konulan doğru kararların sonuca ulaşması için, doğru planlanması da gerekir. Bunun için ortak aklı oluşturmak gerekir yani bilgilendirme, katılım ve paylaşımı…Vesselam
 
Zafer ÖZER-Eğitimci  
Kamudanhaber.net                     

www.kamudanhaber.net
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.