Görüşmeler için kim ne dedi?

Koalisyon görüşmesini TV'lerde değerlendiren yazarlar şunları söyledi:

Görüşmeler için kim ne dedi?

 ABDÜLKADİR SELVİ:
İki lider de bence Türkiye'de bir hükümet modeli ortaya çıkarmak için mesafe sarf ettiler. Bu partiler neticede seçimlere gidecekler. AK Parti CHP ile kuracağı dört yıllık güçlü bir koalisyon hükümetinde Türkiye'nin geçmiş hükümet modellerini, koalisyon geçmişlerini düşündüğünde yıpranacağını düşündü. Merkezin sağı ve solu yıprandığında, iki uç partinin güçleneceğini gördü.

Onun yerine süresi sınırlı, Türkiye'yi yeniden seçimlere götürecek bir hükümet modelini tercih etti. CHP ise böyle bir hükümet modeli yerine, en azından AK Parti ile neden koalisyon kurduğunu izah edebileceğini güçlü bir hükümeti tercih etti.

Yaşı daha ileri olanlar hatırlayacaklardır, koalisyon hükümeti kurulduğunda, kimse üstüne almaz ama onunla da örtünmek zorundadır. Bu kerhen bir başvurulan bir yol olabilir. Bence iki parti bakanlıkların paylaşımını, yatırımcı kuruluşları paylaşmak yerine ilkeleri konuştular. Bence saygın bir yolu tercih ettiler.

Ancak tablo şu ki, geçmişi yüz yıla varan, mücadele içinde olan iki parti, bir araya geldiğinde uzun süreli bir hükümet yapmaya henüz müsait değil, hazır değil. CHP restorasyon hükümeti öneriyor. AK Parti de kendi döneminde bir takım şeylerin bozulduğunu kabul ederek koalisyon girer mi? girmez.

Onun yerine seçimlere götürelim diye yeni formül geliştirildi. Anlaşılan o ki, taraflar bu yeni formülü iyi karşılamadı. Bundan sonra artık Türkiye seçime gidecek.

AK PARTİLİ MEHMET METİNER:

Bizler parlamentoyu çalıştırırız, meclis içinde bir çözüm buluruz. Ben Meclis Başkanımızın eğer diğer siyaset partilerimiz uygunlarsa 45 günlük sürecin bitiminde, yada bitiminden önce yeni bir formülasyonda anlaşabileceğimiz kanaatindeyim.

Seçim öncesinde her üç parti de bir blok olarak hareket edebildiler. Kendi içlerinde hükümet çıkarabiliyorlarsa ne ala. Ama kendi içlerinde çıkartamıyorlarsa, o zaman yüzde 41 almış bir parti olarak bize iktidar şansı tanımaları lazım.

uygun bir seçim takvimi belirlenir, o zaman 45 günlük süre bitmeden önce de sonra da Meclis içinde böyle bir çözüm bulunabilir.

Ama hayır ben dışardan da destek vermem, geçici hükümette de yer almam diyorlarsa o zaman biz de yer almayız. ne olacak? bu ülke çocuk oyuncağı değil ki. Sayın Bahçeli'ye bunu yakıştıramıyorum. İçimdeki ses sanki son tahlilde, tehlikeli viraja girilmeden önce Bahçeli'nin buna dur diyeceği kanaatindeyim.

45 günlük süre esnetilemeyeceği için, herkes cumhurbaşkanını hedef tahtasına oturtulmasını iyi niyete oturtamayız.

AYRINTILAR GELİYOR...
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.