Bakan Yılmaz'dan sözleşmeli öğretmen mülâkatında 'reis sorusu' iddiasına yanıt

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz sözleşmeli öğretmen mülâkatında sorulan sorulara ilişkin açıklama yaptı.

Bakan Yılmaz'dan sözleşmeli öğretmen mülâkatında 'reis sorusu' iddiasına yanıt

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz Çağrı Okulları İlkokul bölümü açılış töreninin ardından, gazetecilerin Yeni Orta Vadeli Programdaki eğitimle ilgili konulara ilişkin sorularını yanıtladı. ​

"Sözleşmeli öğretmenlikte sözlü sınava" ilişkin bir soruya ise Yılmaz, şu yanıtı verdi:

"Mülakatlarla ilgili kim tartışma oluşturuyorsa, muhakkak ki oluşturacak, bilin ki bu doğru değil. Bu yapılan, mülakatların üzerine gölge düşürmek için kafalarda soru işaretleri oluşturmak içindir. Temel Eğitim Kanununda 'öğretmen mülakat yapıldıktan sonra öğretmenliğe alınır' diyor. Bakın kanun gereği. İkinci olarak ehliyet ve liyakatı sağlamak için mülakat yapılması gerekir mi? Evet, gerekir. Neden? Öğretmen anladığını anlatabiliyor mu? Öğretmen beden dilini kullanabiliyor mu, teknolojik yeniliklere açık mı? Bunları mülakat yapmadan nasıl anlarsınız? Testi çözdü. Yüzde 100'ünü de çözdü. Peki anladığını anlatamıyorsa, beden dilini kullanamıyorsa, bir konuyu öğrenci kendisinden daha iyi bilebilir. Öğrenci bir konuyu kendinden iyi bildiğinde öğretmenin ona göre reaksiyonu nedir, tepkisi nasıl? Bunları ölçmeden nasıl ülkenin geleceği olan evlatlarınızı ona teslim edersiniz.

Dolayısıyla mülakat doğrudur, mülakatın yapılması da doğrudur. Mülakatta ne ölçülecek? Öğretmenin özgüveni var mı, okuduğunu anlıyor mu, anladığını anlatabiliyor mu? Bunları bilmek için mülakat mutlaka olması lazım. Bu bizim yeni getirdiğimiz bir sistem değil. Milli Eğitim Temel Kanunu'nda var. Eskiden de vardı, uygulanmıyordu. Biz, şimdi uyguladık."

Mülakatta sorulan sorulara ilişkin bir soru üzerine ise Yılmaz, öğretmenlerin 18 ilde kurulan 300 komisyon tarafından mülakata alındığı bilgisini verdi.

Mülakata giren öğretmenlere eğitim verdiklerini ve "Sizlere bu soru havuzunu veriyoruz, bu soru havuzunun dışında hiç bir soru sorulmayacak" dediklerini aktaran Yılmaz, "Dolayısıyla önlerine kupa konuldu. Nedir bir tanesi 'hayat eğitimin kendisidir' diye. Mesela sorulardan birinde bunu açıklayın diyoruz. Dolayısıyla da soru havuzunda iki ayrı tür var, iki kupadan soru çekiyor. Bunun dışında 'Nerelisin, kendinizi tanıtır mısınız?' Bir başka soru, soru havuzumuzda yok ama biz sorulmamasını istedik ama birisi sormuş olsa dahi bu mülakatın sağlığına ve doğruluğuna halel getirmez. Çok net söylüyorum." şeklinde konuştu. 

- "Bunun ne zararı var"

Bakan Yılmaz, bir gazetecinin "Reis ve Gezi Olayları'na ilişkin sorular" sözü üzerine, "Böyle bir soru bizim soru havuzumuzda yok. Diyelim ki ama bir tanesi sordu; 'Reis hakkında ne düşünüyorsun?' diye. Bu mülakatı haksız yere mi düşürür? Kişi onun hakkında da ne düşündüğünü, sever sevmez, beğenir beğenmez, 'Turgut Reis' der, 'Piri Reis' der veya bir başka reis. Onun hakkında da fikrini söylesin. Bunun ne zararı var. Millet, sağlıklı, sağduyulu olarak elini vicdanına koysun karar versin." dedi.

İnternet çağında olunduğunu, öğrencilerin bir konuyu öğretmenden daha iyi bilebileceğini ifade eden Yılmaz, "Öğretmene bir soru sorulduğunda öğretmen hemen kızacak mı, hemen tepki mi gösterecek, kendisini 1-0 yenilmiş gibi mi hissedecek veya ders bitene kadar 2-0 öne geçmek için öğrencisine farklı mı davranacak? Yani yapılanlar doğru. Bu söylenenler, adaletten, haktan, hukuktan ayrılındığı intibasını vermek için yapılıyor. Kesinlikle doğru değil. Bunlar vebaldir derler ama vebalin ne olduğunu da bilmesi lazım. Yarın hak divanına varırsın." değerlendirmesinde bulundu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.